Yazımın başında size Mourinho’yu kısaca tanıtmak istiyorum. Jose Mourinho, 26 Ocak 1963’te Portekiz’in Setubal şehrinde doğdu. Baby Robson’ın yanında çevirmen olarak başladıktan sonra, kariyerine Barcelona’da devam etti. Burada da futbolcular ile teknik direktörler arasında çevirmenlik yaptı. Daha sonraları Louis Van Gaal’in isteği üzerine Barcelona B’nin teknik direktörlüğüne getirildi. Ayrıca birkaç maçta da Mourinho’dan yardımcı teknik direktör olarak yararlandı.
Jose Mourinho portresi
Mourinho ilk olarak Benfica’da teknik direktörlük görevine getirildi. Burada yaşadığı başarıdan sonra Porto’nun ilgisini çekti ve Porto’nun teknik patronu oldu. 2003 yılına gelindiğinde, ligde şampiyon olup UEFA Kupası’nı da kaldırmıştı. Bir sonraki yıl ise Şampiyonlar Ligi şampiyonu olarak dikkatleri üzerine topladı. Roman Abramovich’in isteği üzerine Chealsea ile el sıkıştı. Ciddi bir transfer bütçesiyle, Didier Drogba, Michael Essien, Ricardo Carvallo gibi önde gelen isimleri kadrosuna kattı. İlk senede ligde şampiyon olup, Şampiyonlar Ligi’nde de yarı finale kalma başarısını gösterdi. Chealsea’de kaldığı süre boyunca birçok başarıyı kucakladı.
2008’de Inter’in teknik direktörü olmayı kabul etti. İlk senesinde çok büyük başarılar bekleyen taraftarlara, isteneni kısmen de olsa veremedi. İkinci senesinde birçok transfere imza attı. Ibrahimovic ve Wesley Snejder gibi dünyanın sayılı futbolcularını kadrosuna kattı. 2009-2010 sezonunda neredeyse her kupayı müzesine götürme başarısını yaşadı. 2010 yılında Real Madrid teknik direktörlüğüne getirildi.
Mourinho şimdilerde dünya tarihindeki en iyi teknik direktörleri arasında gösteriliyor. Takma adı olarak da “The Special One”, yani özel biri adıyla anılıyor. Mourinho şimdiye kadar çıktığı maçların %68’ini kazanma oranıyla gerçekten de çok başarılı bir teknik direktör olduğunu gözler önüne seriyor. Kariyerinde başarılı olmasında en büyük nedenlerden birinin İspanyolca, İngilizce, İtalyanca gibi birçok dile hâkim olmasının önemli bir yer tuttuğunun altını çiziyor. Genel olarak agresif çıkışları ve yüksek egosuyla gündeme gelen Mou, oldukça hazır cevap olduğunu her fırsatta eleştirmenlere gösteriyor.
Mou’yu bu kadar tanıttıktan sonra, neden iyi olduğunu kendimce yorumlamak istiyorum. Bir takımı takım yapan oyuncularıdır. Mourinho yaptığı transferlerle kendisinin futbolcuları analiz etmekteki becerisini kanıtlıyor. Bunlara birçok örnek vermek mümkün, mesela Mesut Özil, Essien, Drogba, Deco ve daha niceleri. Bu oyuncular bulundukları takımlarda gerçekten iyiydiler ama onların birer yıldız olduğunun farkına varmak herkesin harcı değil. Zaten yıldızları bir arada oynatabilmek de önemli bir yeti.
Mou, ayrıca taktik ve teknik olarak gerçekten de çok yetenekli. Birçok farklı ligde birçok takımda teknik direktörlük yapıp hepsinde de başarılı oldu. Bu takımlarda uyguladığı taktikler ise birbirinden farklıydı çünkü takım için ideali bulmayı biliyordu. Bu onun taktik bilgisini ve oyuncuları uygulanan taktiğe alıştırma becerisini gösterir. Ayrıca Mou, saha içinde de yaptığı yerinde değişikliklerle oyun içinde maça hâkim olabilmekte, müdahaleleri ile maç çevirip, maç kazanmayı en iyi şekilde başarabilmekte.
Dahası Mourinho, büyük maçların adamı. Karşısındaki teknik adamı oynattığı oyun stili ile ters köşe yapmakta üstüne yok. Bir bakarsınız savunma oyuncusu hücum hattında pres yaptığını görürsünüz ya da bir hücum oyuncusunu savunmaya olabildiğince yakın oynattığına şahit olursunuz. Mourinho, futbolcularını maça hazırlama ve onlara kazanma hırsını aşılamakta da mükemmel. Cristiano Ronaldo’ya bile pres yaptırabiliyorsa ya da takım ruhuyla oynamayı az da olsa öğretebiliyorsa, gerçekten de ikna kabiliyeti olarak ve oyuncu yönetme becerisi olarak Mou’yu yüceltmek yersiz olmasa gerek.
Son olarak Mou’nun çok istikrarlı bir teknik adam olduğunu yaptığı maçlara ve istatistiklere bakarak görebiliriz. Barcelona belki de gelmiş geçmiş en iyi futbolu oynarken, Real Madrid’te çok büyük işler yaptı; yapmaya da devam edeceğine eminim.
Yazımın son kısmında olaylara başka bir açıdan bakalım. Ya Mourinho Barcelona’nın başında olsaydı. Eğlenceli bir takım olacağına ve gücüne güç katacağına kesinlikle eminim. Aslında bildiğimiz gibi Barcelona’ya çok da yabancı değil Mou, belki de bir gün Barça’nın teknik direktörlüğünü yapar. Barcelona’ya katacaklarına gelirsek, bir kere çok iyi transferler yapacağı aşikâr. Sonuçta Barcelona bütçesi Madrid’in kadar olmasa da, çok da aşağı kalır yanı olduğunu düşünmüyorum. Barça’da hâlihazırda gayet işleyen bir taktik var, bunu belki biraz daha geliştirilebilir ama maçların akışına çok iyi müdahalelerde bulunacaktır. Son olarak, futbolcular zaten hazır durumda ama onlara daha fazlasını verebilirsiniz, bu noktada Mou ciddi anlamda iş görecektir. Kimbilir, belki bir gün Barça’nın teknik adamı olur :D
Güncelleme: Yazımı güncellemek istedim çünkü bir önceki paragrafta Mourinho’nun Barcelona’nın başında olması ile ilgili yazdıklarımı geri alıyorum. Bu kadar ahlaksız bir şekilde futbol oynatan bir adamın Barcelona camiasının hiçbir yerinde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Kendi futbol ahlakı da ciddi derecede sorgulanmalı. Hem verdiği demeçlerle, hem de yaptığı hareketlerle futbolu katlediyor. Evet, Mourinho Barcelona’nın hiçbir yerinde olmamalı.
